| |
| |
| |
| |
|
|
Açıklamalarımızın e-mail adresinize gelmesi için...
|
Next
Prev
Rêber APO
Kazanılmış Şehitler Partisinin Doğru Savaşçıları Olalım
Mayıs şehitleri ayı ve 18 Mayıs Şehitler Gününde tüm şehitlerimizi saygıyla anarken, bütün gücümüzle anılarının gereklerini yerine getirmesini bilmeliyiz.
Hareketimizin ilk grup aşamasında ve kendini yaşama çekerken hiç beklemediğimiz, sonuçlarını düşmanın da, bizim de kestiremediğimiz gelişmeler ortaya çıktı. Dikkatlice ele alınmasaydı, gerekleri yerine getirilmeseydi tarih bambaşka olurdu. Ve öyle inanıyoruz ki doğru ele almamızla birlikte tarihin seyrini değiştirmeye çalıştığımız başta Haki Karer yoldaş olmak üzere ve ardı sıra gelen tüm şehitlerimizin anısına verdiğimiz doğru karşılıkla yaşam kavgamıza, onun olağanüstü özgürlük atılımlarına ve günümüzde de çok yoğunca yaşadığımız savaş...
BİZİM KAVGAMIZ EMEK KAVGASIDIR
isyanda biz ne yaptık? Sanmayın ki o ilk isyandı. O, ilk ve son isyandır veya genel isyandır, genel hareket tarzıdır. Ben orada ne yapmıştım? Çok geri bir anlayışa veya hiç hoşa gitmeyen geri, fazla anlamı bulunamayan ve tepki duyulan bir konuma karşı çıkmıştım. Daha da somutlaştırırsam; aile içinde, kardeş ailenin küçük bir mülkü var, onun içinde çalışma var, kimisi çok çalışıyor. Az çalışanla çok çalışan, çalışkan olanla tembel olan arasında kavga oluyor. Birisi, iyi bir işe, emekle kazanılması gereken bir işe kendini fazla veremiyorsa, hatta bozmaya geliyorsa orada bir kavga gelişiyor. Buradaki kavga, bir yerde emek kavgasıdır. Aile içinde olduğu için sosyal bir kavga, köy içinde olduğu için köye karşı bir kavga....
1 Mayıs, Sosyalizm Ve Pkk’de Gelişen Evrensel Çözüm
Çağdaş dünyamızın 1 Mayıs geleneğini iki bine beş kala yaşamaya, değerlendirmeye ve emekçiler içinde mücadele ve dayanışma günü olarak kutlamaya çalışırken; bunu partimizin sosyalist mücadele gerçeğinde görmek, göstermek güncel anlamda da büyük önem taşıyor. Emekçilerin, ezilenlerin, sömürülenlerin, hiç şüphesiz bir dünyası, bir dünyaya bakış açıları, çıkarları, ona dayalı dayanışma, örgütlenme ve mücadeleleri, tarihin başlangıcından beri sürüp gelmektedir. Sosyalizm mücadele tarihi, insanlık var oldukça, böyle devam edip gidecektir. Oldukça bilimsel bir temele kavuşan bir insan toplumunun yaşamı, günümüzde de büyük çelişkiler içinde çalkalanmaktadır. Ne vahşi hayvanı aratmayan cinsten insanlık içinde...
Kürt Sorunu Ve Demokratik Ulus Çözümü
“Çağdaş Kürt ulusal gerçekliği iki zıt yönlü eğilim içinde kendini var kılmaya ve özgürleştirmeye çalışmaktadır. Birincisi, sömürge ötesi bir statü altında kapitalist modernite kaynaklı istila, işgal, imha, tenkil, tedip, asimilasyon ve soykırımlara dek varan yöntemlerden oluşan tasfiye etme, ulus olmaktan çıkarma, özgür ulusal toplum haline gelmekten alıkoyma ve sonuçta yok etme eğilimidir. Bu eğilimde dikkat edilmesi gereken temel husus, Yahudi, Kızılderili veya Ermeni soykırımları gibi fiziksel yanı ağır basan soykırımlardan ziyade, görünüşte Kürtlük yaşıyormuş ve kendisine dokunulmuyormuş izlenimi veren sahte Kürtçü ve bol hainli gruplarla meşrulaştırılarak yürütülen kültürel soykırım yöntemleridir. İkinci...
BİR KİŞİNİN GÜCÜNÜ BELİRLEYEN YAŞAM FELSEFESİDİR
Geçmiş hataların aşılma şansı vardır. Hatta suçların bile kat be kat telafi edilebilmesi için pratiğe girilebilir. Madem dönem böyledir, o zaman kendini kanıtlamak isteyen, şans isteyen bunu böyle değerlendirir. Şimdiye kadar söylenen tarzı, bizimle olan ilişkilerinizi biraz bu yönüyle değerlendirin. En değerli destek ve yoldaşça yardım sunulmuştur. Hiç kimse mevcut gelişmeleri ne eksik ne de yanlış yorumlamalıdır. Tutturduğumuz düzey, tarihimizde elde tutulacak ne varsa odur; en önemlisi de, parti tarihimizin yaşama ilişkin söyleyip bize sunacağı ne varsa odur. Önünüze serilen budur. Bu bizim için kişiliktir, onun fedakârlık ve cesaret düzeyidir; başlı başına da büyük bir yaşam fırsatıdır.
Yaşam savaştır, savaş da...
Next
Prev
Meşru Savunma
Sosyalizmi Gerçek Özüyle Denizler Temsil Etmiştir
Bu 1 Mayıs gerçekten de son yılların en coşkulu 1 Mayıs’ı oldu. Hatta 1970’leri saymazsak Türkiye tarihinin en politik 1 Mayıs’ı olduğunu söyleyebiliriz. Zaten politik tutumun gösterileceği 1 Mayıs olacağı sendikalardaki bölünmeyle belli olmuştu. Türk-İş ve bazı sendikalar 1 Mayıs’ın hükümetin politikalarına karşı tepkinin yükseldiği bir platform olmasını istemedikleri gibi, Türkiye'nin en temel sorunu olan Kürt sorununun demokratik çözümünün bildiride yer almasına da karşı çıkmışlardı. Türkiye'nin en temel sorunu olan Kürt sorununu dile getirmeyen ve hükümetin politikalarını eleştirmeyen bir 1 Mayıs, suya sabuna dokunmayan, özünden boşaltılmış bir 1 Mayıs olurdu. Bu açıdan Türk-İş, Hak-İş, Memur-Sen gibi sendikaların 1 Mayıs’ı özünden boşaltma yaklaşımlarına karşı tavır konulması doğru olmuştur. Belki bu ayrışma nedeniyle bir kısım işçi Taksim’de yerini almamıştır; ancak bunu...
HPG Anakarargah Komutanı Nurettin Sofi'nin Newroza İlişkin Yaptığı Değerlendirme
Kürt halkı Kürdistan’ın dört parçasında ve yurtdışında direniş bayramı, yeni gün olan Newroz’u kutluyor. Bütün HPG gerilla ve komutanları adına HPG Komutanlığı olarak bu Newroz’un en başta Başkan Apo’ya kutlu olmasını diliyorum.Buradan İmralı’ya kadar saygıyla selamlıyoruz. Çağdaş Kawa Mazlum Doğan, Zekiye, Ronahi ve Beriwan şahsında bütün Newroz şehitlerini ve Kürdistan devriminin şehitlerini saygıyla anıyor, minnettarlığımızı belirtiyoruz.
Yine dört parça Kürdistan’da Kürt halkı bu Newroz’la özgürlük baharına kendini hazırlıyor. Özgürlüğünü direnişle kutluyor. Bu kutsal bayramın bütün Kürdistan halkına ve Ortadoğu halklarına kutlu olmasını diliyorum.
2012 Newroz’unun birçok özel anlamı var. Bugün Kürdistan’da Kürt halkı büyük bir kararlılık ve An Azadî, An Azadî şiarı altında Önder Apo için özgürlük Kürdistan için statü istiyor. Böyle büyük bir direniş sürecinde...
Kürt Soykırım Günü 15 Şubat Komplosu ve Sonuçları -2-
Komplonun çürütme politikasıyla sonuç almak istediği, komploya karşı mücadelenin de bu çürütme politikasına karşı direniş, mücadele olarak ortaya çıktığı dönemi irdelemek önemlidir. Bu dönemin temel karakterlerine bakmakta fayda vardır. Hükümetin niteliği biliniyor. Türkiye için tam hakim bir hükümetti. Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne (AB) sokmak isteyen bir hükümetti. Türkiye’yi AB’ye sokabilmek için çok yoğun bir çaba yürüttü. Meclisi adeta kanun fabrikası gibi çalıştırdılar. Paket üzerine paket hazırlayıp meclisten geçirdiler. Türkiye’nin sisteminde reform öngören birçok kanun, yönetmelik ortaya çıkardılar. Gerçekten çok yoğun çaba harcadı Ecevit hükümeti. Buna inanmıştı da. O zaman Türkiye’nin AB’ye girişi çok revaçtaydı, herkes de inanıyordu. Şimdikine göre AB’ye girişe çok yakındı. Bu AB’ye giriş temelinde Avrupa demokrasisine göre kendini reforme etme yaklaşımı içinde tabii...
Kürt Soykırım Günü 15 Şubat Komplosu ve Sonuçları -1-
Komplonun amaçları neydi? Komplonun dayandığı felsefe, ideolojik siyasi amaçlar, tarihsel temel neydi? Önderlik, Kürdistan’da bölüp parçalayan, Kürt toplumunu yok sayan ve yok etmek isteyen inkar ve imha sistemi ve soykırım rejiminin bunun temel dayanağı olduğunu, tarihsel dayanağı olduğunu ortaya koyuyor. Yine gelişmelerin güncel siyasetle bağını ortaya koyuyor. Ortadoğu’daki durum, dünyadaki değişim, İsrail’in güvenliği, Türkiye’nin NATO içindeki konumu, Kürt sorununun bütün bu alanlarda taşıdığı anlam, önem. Bunlarla bağını da ortaya koyuyor. Uluslararası komplo tabii öyle dar bir siyaset veya güncel bir olay değildir. Tarihsel dayanakları var fakat küresel boyutları da var. komplo, doğrudan küresel kapitalist sistem ile bağlıdır. Çünkü Kürdistan üzerindeki soykırım sistemi küresel kapitalist sistemin geliştirdiği İngiltere’nin ortaya çıkardığı bir sistemdir. PKK’nin bu soykırımı,...
Yeni Direniş Hamlemizle Komployu Boşa Çıkaralım
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran KalkanÖnder APO sadece 15 Şubat komplosunu boşa çıkartmak için çaba harcamadı, daha öncesinde komplo zeminini ortadan kaldırmak için de, büyük bir çabanın ve mücadelenin sahibi oldu. Bunun da yolu Kürt sorununun barışçıl-demokratik çözümünün gerçekleşmesini sağlamaktı. Bu amaçla 17 Mart 1993 tarihinde birinci tek yanlı ateşkes sürecini ilan etti. Başta Türkiye yönetimi olmak üzere, toplumun bütün kesimlerine ve Kürt sorunuyla ilgili herkese, bu sorununun barışçıl-demokratik yollarla çözülmesi çağrısını yaptı. Ardından bu biçimdeki tek yanlı ateşkes ilanlarını iki kez daha tekrarladı. Nitekim 15 Şubat komplosuna giden süreç başlarken, Önder APO 1 Eylül 1998 tarihinden itibaren başlattığı üçüncü tek yanlı ateşkes sürecini ilan etmişti. Yine Kürt sorunuyla ilgili herkese, bu sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözüm bulması için ortak çalışma...
|
|
| |
|
Hatay, Çelê, Şemzinan ve Amed’te Etkili Gerilla Eylemlerimiz |
|
Cuma, 18 Mayıs 2012 13:48 |
|
Basına ve Kamuoyuna!
1. 17 Mayıs günü sabah 07.30 sularında Hatay’ın Dörtyol ilçesine bağlı Bılke yaylası ve Konserve tepesine yönelik operasyona çıkan işgalci TC ordusuna yönelik gerillalarımız tarafından bir eylem gerçekleştirilmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
Amed'de Eylem, Dersim'de Operasyon |
|
Perşembe, 17 Mayıs 2012 13:21 |
|
Basına ve Kamuoyuna!
1. 16 Mayıs günü Amed’in Lice ilçesine bağlı Korxê Karakol Tepesine yönelik olarak gerillalarımız tarafından bir eylem gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen eylem sonucunda düşmanın 1 askeri gerillalarımız tarafından öldürülürken 4 asker ise yaralanmıştır. Eylem ardından düşman ölü ve yaralılarını skorsky tipi helikopterler ile eylem alanından uzaklaştırmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
Lice'de Eylem; 1 Asker Öldürüldü |
|
Çarşamba, 16 Mayıs 2012 12:54 |
|
Basına ve Kamuoyuna!
15 Mayıs günü saat 19.15 sularında Amed'in Lice ilçesine bağlı Korxê karakoluna yönelik olarak gerillalarımız tarafından bir eylem gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen eylem sonucunda bir asker tarafından öldürülürken gerillalarımız sağlam bir şekilde eylem alanından uzaklaşmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
Faşist Hükümetin Yöneticiliğini Yapanlar Yargılanacaktır |
|
Salı, 15 Mayıs 2012 14:14 |
|
Halkımıza ve Kamuoyuna!
12 Mayıs günü saat 16.00 sularında Amed'in Kulp ilçesi ile Muş arasında bulunan Şenyayla mevkiinde gerillalarımız tarafından bir yol kesme eylemi gerçekleştirilmiştir. Saat 20.00'ye kadar devam eden eylemde 50 araç durdurulmuş, kimlik kontrolü yapılmış ve halka propaganda yapılmıştır. Ayrıca AKP Kulp ilçe Başkanı ve Korucu başı olan Veysel Çelik gerillalarımız tarafından yargılanmak üzere tutuklanmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
Siirt ve Karakoçan'da Operasyon, Çelê de Eylem |
|
Pazartesi, 14 Mayıs 2012 13:13 |
|
Basına ve Kamuoyuna!
1. 12 Mayıs günü Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Çiyan, Karaçayan ile Bilika köyleri çevresine yönelik olarak işgalci TC ordusu tarafıdan bir operasyon başlatılmıştır. Alandaki operasyon halen gizli birlikler tarafından yürütülen keşif ve pusulma faaliyetleri şeklinde devam etmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
Bitlis'in Hizan İlçesinde Yaşanan Olaya İlişkin Netleşen Bilgiler |
|
Pazar, 13 Mayıs 2012 14:30 |
|
Basına ve Kamuoyuna!
24 Mart günü Bitlis'in Hizan ilçesi ile Siirt'in Baykan ilçesi arasında işgalci TC ordusu ile gerillalarımız arasında bir çatışma yaşandığı ve bu çatışmalarda 15 kadın gerilla arkadaşımızın şahadete ulaştığı bilgisini kamuoyu ile paylaşmıştık. Bu alanda bulunan arkadaşlarımızın isimleri verilmiş ve şehit olma ihtimalleri gözönünde bulundurularak ailelerin cenazeleri sahiplenmesi istenmişti.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Tatvan'da Direnerek Şahadete Ulaştılar |
|
Pazar, 13 Mayıs 2012 14:16 |
|
Basına ve Kamuoyuna!
7 Mayıs günü sabah saatlerinde Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Engesor ile Bilika Köyleri arasında işgalci TC ordusu tarafından bir operasyon başlatılmıştır. Aynı gün saat 19.00 sularında operasyona çıkan düşman askeri ile gerillalarımız arasında bir çatışma yaşanmıştır. 8 Mayıs günü saat 08.00'e kadar süren çatışmalar sonucunda düşmanın ölü ve yaralıları tarafımızdan netleştirilmezken 5 gerillamız kahramanca savaşarak şahadete ulaşmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
|
|
|
|
|
|
Next
Prev
Gerilla Anıları
Arazi
Bizde pusula ile hareket etme çok az yapılır, az sayıda arkadaş yapar ve hiç bilinmedik arazilerde kullanırlar, örneğin Karadeniz alanındakiler. Genel de arazi hâkimiyeti; doğal hafıza dayanmakta ve sık kullanımla sağlanma durumu vardır. Coğrafik yönlerde çok dillendirilmez. Doğu-Batı ekseninde uzanan yerlerin; çok güneş alan yerlerine ‘ Ber roj’ az güneş alan yerlerine ‘nizar’ denilmesi ve üstlenme-noktalama da dikkat edilmesi kaçılmaz olan yamacın adları sık kullanılır. Bu da ya kuzey ya da güney yamacı ekseni çerçevesinde olur ki karların erimesinde yani sıcaklık, soğukluk meselesinde önemli bir faktör olmasından kaynaklıdır. En çok kullanılan ve...
Dağların Kartalı ve Yoldaşlık Abidesi Komutan Hamza
Hamza yoldaş Botan'ın bir köyünde, orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ortaokula kadar okuyabildi. Daha küçük yaştan başlayarak Kürt halkı üzerinde yürütülen inkar ve imha siyasetini, sömürgeciliği görerek buna karşı bir tepki içinde oldu. Düşmanın halkımız üzerindeki vahşi baskı ve uygulamalarını gördü, yaşadı.
Botan eyaletimizde başlayan 15 Ağustos atılımı ve gerillalaşma kısa sürede halk üzerinde etkisini gösterdi. Gerilla halkın beklentisine bir cevaptı. Gelişen gerilla mücadesi Hamza yoldaşın da ilgisini çekmeye başlamıştı. Gerilla yaşamına ve dağlara ilgisi daha da artıyordu. O, 'Kürtler varolmalı ve özgürleşmek istiyorsa yapabilen...
Mayıs Şehitlerinin İzinden Yürümenin Gururu
Bir arkadaşımızın mayıs ayına ilişkin yazdığı kısa bir şiirle girelim:
“Bir türküdür gerillanın dilinde özlem
Bir halaydır gerilla yürüyüşü
Olgunlaşan aşk gibi
Meyveye duruş
Gulandır
Güllerin derilişidir Mayıs”
“Mayıs ayı en çok şehidin mevcut olduğu, sanırım şimdiye kadar her gününe bir şehit değil, bu ayın belki de her saatine bir şehit sığdırdığımız bilinir ve biz de bu şehitler ayı anısına bağlı olarak işlerimizi en sağlam bir hamlenin gereği olarak yürütürüz. Mayıs ayı bizim hamle ayıdır, şehitlerin anısına bağlı olmanın ayıdır. Ve hepsi de görkemli hamlelerle karşılanır, biz birçok şehide söz verdik. Davamızı...
O Gerillacılığa, Gerillacılık Ona Yakışırdı
Sarı gülümüz
Buğday başağımız
İsyan kızımız
Koçerimiz
Hevimiz…
Tanıdığımız güzellikleri çok az yazıyoruz. Dağları ve insanları soluk soluğa beraber yaşadığımız, içimizde taşıdığımız, bizi biz yapan o güzellikleri belki unutmuyoruz ama yazmıyoruz, anlatmıyoruz. Sadece yüreğimizde kalıyor, sürekli kendimizi koruduğumuz sığınaklar gibi kalıyor. Anlatmak çok zor olduğu için olsa gerek.
Aslında bunların tümünü Şehit Murat arkadaşın, Parastına Gel’in Haziran ayı sayısındaki şehit düşen ağabeyine yazdığı mektubu okurken düşündüm. Mektubunun ilk satırlarında “… gelecek kuşaklar bilecekler mi, hatırlayacaklar mı? Unutacaklar mı? … En...
Next
Prev
Analiz - Değerlendirme
Yaşamın Değişmez Ölçüsü: Şehitlik
Kendisini bir şehitler partisi olarak tanımlayan PKK’nin, yeniden yapılanma sürecinde hangi militanlık duruşu ve nasıl bir yaşam tarzıyla yaşamsallaştıracağı tartışmaları yürütülürke çok farklı boyutlarıyla kendimizi değerlendiriyoruz. Yeni paradigmal yapılanma, çağ gerçekleri, halkın ve kadronun yaratmış olduğu değer ve birikimlerin oluşturulduğu zemin, yine güncelde içinde bulunulan siyasal ortamın gereklilikleri gibi, birçok gerekçe yeniden yapılanmanın hem nedeni hem de biçimini etkileyen ya da belirleyen nedenler olarak tartışılıyor. Oysa yeniden yapılanmanın en temel nedeni ve bunun biçim ve ölçülerini belirleyecek olan, kesintisiz bir biçimde her gün kendisini üreten...
Demografik, Coğrafik Yapısıyla Alevilik
Alîşêr Koçgîrî (Yücel Halis) Yoldaşın Kaleminden Alevilik
Aleviler günümüzde geniş bir coğrafyaya yayılmış olarak yaşamaktadırlar, Türkiye, Kürdistan ve Avrupa alanı olmak üzere yayılım göstermektedirler. Türkiye metropollerinde yoğunlaşan nüfus dikkati çekmektedir. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Bursa başta olmak üzere birçok kent merkezinde milyonlarca kitle yaşarken, kırsal alan olarak da Sivas, Tokat, Amasya, Çorum kent ve kırsalıyla geniş bir yerleşim alanına yayılmaktadır. Kürdistan da ise Dersim, Koçgîrî, Erzincan, Erzurum, Bingöl, Muş, Malatya, Elazığ, Maraş, Antep, Adıyaman kent ve kırsallarında yoğunlaşmaktadırlar. Kürdistan’daki Alevilerin...
Dersim’de Kışla Kültürü Üzerine
Birçok insan Kemal Kılıçdaroğlu’nun neden bir türlü CHP’nin Dersim’de yaptığını alenen, açıkça Kabul etmiyerek Dersim halkından özür dilemediğine şaşıyor. Üstelik Kemal Kılıçdaroğlu Dersimli olan biridir. Yine neden Dersimlilere bu kadar çektiren bir CHP varken neden halen CHP’’den Dersim el etek çekmez diye de soruyorlar. Ve doğrusu bu her iki konu ve başka konularda da hayretle ve belki de esefle bakıyorlar.
Hayretle bakmalarına gerek yoktur, esefle karşılamalarını da gerek yoktur. Kılıçdaroğlu, Kamber Genç, Bürkay, Veziroğlu gibilerine aşılanan başka bir virus vardır. Kışla kültürünün imbiğinde geçen bu kişiler özü itibariyle yeniçeri ocaklarında yetişenler misali...
Bir Doğuş Destanı(2)
Feodalizme Karşı Demokrasi Hareketi
PKK bir başkaldırı ve isyan hareketi olarak en çok toplumu tutsak alan geriliklere karşı düşünce ve eyleme geçmedir.
Kürdistan’da gericilik denilirken ilk akla gelen feodal geriliklerdir. Daha doğrusu feodal komprador gericiliktir.
Kürdistan, feodalizmin boyunduruğu altında inim inim inlemiş ve adeta insanlığı kapatmıştır, insanlığa kapatılmıştır.
Öyle ki Kürdistan bir avuç derebeyin, ailenin, ağanın eline kalmış ve istediklerini topluma dayatan bir yapılanma hakim olmuştur. Bir adım ötesinde işgalcilerle el ele, Kürdistan toplumunu tutsak alan, nefes aldırmayan bir kompradorluk.
Bu bir yön, önemli bir yön.
İkinci yön ise belki de daha önemli...
|
|
Next
Prev
Güncel Yazılar
AKP Anayasa Komplosuyla Kürdistan’da Sömürgeciliği, Türkiye’de Hegemonik ...
Sömürgeci AKP hükümetinin gündeme taşıdığı ve yazımını başlattığı anayasa üzerine yapılan tartışmaları yıllardır yapılmaktadır. Bu konuda AKP’nin kendi faşist sistemini anayasal bir zemine kavuşturmak için belli bir hazırlığı da bulunmaktadır. Ancak kamuoyunda oluşturmaya çalıştığı algı ise, “ yeni, demokratik bir anayasa oluşturmaktır.”
Anayasalar genel olarak toplumsal sözleşme olarak tanımlanırlar. Ancak sömürgeci Türk devletinin hiçbir anayasası toplumsal bir sözleşme, yani mutabakat sonucu ve Kürdistan halkının iradesini tanıyan bir şekilde oluşturulmamıştır. İlk anayasadan başlayarak, hepsi Türk ulus-devletini oluşturmak, pekiştirmek, Kürt...
İnkar Ve İmha Siyaseti Güdenler Hesap Vereceklerdir
Türkiye cumhuriyeti devleti kuruluş aşamasında olmasa bile ilerleyen tarihlerle birlikte Türkiye’de yaşayan ne kadar halk, inanç gurubu varsa inkar ve imhasını gündemine alarak esasta tümden bir soykırım rejimi uygulamıştır. Soykırımı halklara, inanç guruplarına ve de farklılıklara uygulayabilmek için sürekli özel bir rejim uygulanması ise kaçınılmazdır. Türkiye cumhuriyeti devleti bu özel rejimi ağırlıklı olarak baskıyla, ezmeyle, tasfiye etmekle yürütmüştür. Bunu yapabilmesi için ise ağırlıklı olarak diktatör ve otoriter devlet yapısını en ileri düzeye taşırarak Türkiye’de yaşayan toplumları germiştir. Stresli hale getirmiştir. Bu ise sürekli rejime kanayan yaralar olarak geri dönmüştür. Türkiye’nin bir türlü normalleşmemesinin altında yatan temel neden işte...
İçimizdeki Deniz
Bu gün Deniz’le başlayacağım bu yazıya. O heybetli bedeni ile mahkeme salonuna peşindekileri sürükleyerek bir ok gibi fırlayan, genç gözlerinde bizler için kuzey yıldızı gibi parlayan bir ışık bırakan Deniz Gezmiş ile... İçimizdeki Deniz ile yüreğimizde sakladığımız en güzel duygularımızı anlatan Deniz ile. Evet bu yazıya Deniz ile başlayacağım. Çünkü eminim O’nun da hikayesi Deniz’le başlıyordu.
Yağan yağmura rağmen sokağa tereddütsüz fırlamıştık. Sonbahardı ve yağmur değil yalnızca birazdan sokaklarına atılacağımız İstanbul’un kalabalığı korkutuyordu bizi. Herkes gibi koştura koştura yürüyorduk ama herkes gibi değildik. O koşuşturmacalar yağmur nedeni ile günü erken bitirenlerin ya da bir yerlere sığınmak isteyenlerin telaşıyla doluydu. Biz...
1968 Gençlik Hareketi Ve Türkiye Devrimcilerinin Bize Mirası
Dünya tarihinde önemli kavşaklar vardır. Bu önemli kavşaklar insanlığın yeni yol haritasını çizmesinde büyük katkılarda bulunmuşlardır. Örneğin bir Hıristiyanlıkta Hz. İsa’nın katledilişi önemli tarihi bir dönemeçtir. Hz. Muhammed’in İslam’ı Ortadoğu’ya hakim kılarak yeni bir yol çizmesi önemli başka bir olaydır. Yine Fransız devrimi, Rus Bolşevik devrimi derken böyle tarihe çok fazla iz bırakan tarihi değerde olaylar yaşanmış ve bu olayların yaşanması insanlığın kaderini değiştiren roller oynayarak kaderlerinin farklı çizilmelerine götürmüştür. Böyle önemli olaylardan bir tanesi 1968 dünya gençlik hareketi ya da devrimidir.
1968 Gençlik hareketini anlamak için öncelikli olarak o yılları iyi anlamak, şartlarını iyi bilmek ve tabii ki yaşanmışları,...
Saflar Netleşirse
1 Mayıs 2012 taksim şöleninin çok konuşacağız. Bunun yeni bir birlikteliğin başlangıcı olacağı kesindir. Bunun için “Halkların şöleni” tespitini yapmak yerindedir.
Bazıları 1 Mayıs öncesi sarı, yeşil hatta siyah bazı sendikaların aynı meydana gelmeyeceğini dönük işçilerin ve emekçilerin bölünüşü olarak ele almış ve bu parçalı duruştan bir şey çıkmayacağını söylemişlerdi. Doğrusu bunu söylerlerken işçilerin ve emekçilerin birleşmemesini eleştirerek bunu yapmamış, tam tersine buna sevinerek adeta alay etmişlerdi. Kimi sözde çokbilmiş ise sarı ve devlet sendikalarının taksim’e akmayacağını ise en zayıf geçecek 1 Mayıs olarak ilan etmişlerdi.
Ancak öyle çıkmadı. Tam tersine halkların, inançların ve de düşünce farklılıkların hakim olduğu tam bir...
PSİKOLOJİK SAVAŞIN EN ALASI VE LİBERAL DEMOKRATLAR
Yeşil Türki Faşistlerin en etkili silahı psikolojik savaştır. İnsanı etkilemek için herhalde dünyada ne kadar yol yöntem varsa üzerinde etüt etmişlerdir. Belki bugün açığa çıkmayacaktır ama er ya da geç tarih Yeşil Türki Faşistlerin insanların ruhsal derinlikleri üzerinde özenle, büyük araştırmalar yaptıklarını yazacaktır.
Hitler faşizminin toplama kamplarında Yahudiler üzerinde tıbbi olarak çok sayıda deney yaptıklarını bugün iyi biliyoruz. Yine bir insanın ne kadar zehre dayanıklı olduğunu, ne kadar işkence kaldırabileceğini, ne kadar ilaca karşı refleks gösterebileceği gibi insanlık dışı uygulamaları Hitler faşizmi toplama kamplarında uygulamışlardır. Tıbbın kobay olarak kullandığı fareleri Hitler faşizmi Yahudi ve Sosyalistler üzerinde...
Dalkavuk Yetiştiren Sistem
Dalkavukluk bilinen tabiriyle şaklaban demek oluyor. “Kendisine çıkar ve yarar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse”ye de deniliyor dalkavukluk. Masallarda ise biz “Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse” diye de öğrenmiştik. Özcesi çıkarcı, çıkarı için yalakalık yapan, korkak, iradesi olmayan, iradesine başkaları tarafından ipotek konulan, konulmuş olan, bunun için kendisi de olamayan tiptir dalkavuk. Kürtçede bu tiplere amiyane deyimle “tırşıkçı” denilir. Daha edebi bir söylemle şoloz deniliyor.
Son zamanlarda Türkiye’de sistemin yeni sahiplerine yalakalıkta sınır tanımayan bir yarışın olduğunu birçok aydın dile getiriyor. Aydınlar ve saygı değer yazarlar yalakalığı dile getirirlerken yerden...
1 Mayıs Emeğe Zulüm Edilmesine Karşı Durabilmektir
Mayısın biri denilince sadece bir gün gelmez aklımıza elbette, bu bir günden öğrenerek devrimci yaşamımıza sığdırdıklarımızla birlikte, emekle yoğrulan, bir yaşam gelir aklımıza. Emeğin günü, emeğe ihanet etmemenin günü, emeğe sarılmanın, bizi bu günlere getiren alın terlerini bir kere daha vicdanımızla duyumsayıp, anladığımız; aklımızla elediğimiz bir gün. Bize ait olduğu kadar bizi biz eden emeğe saygının, emeği yeniden yeniden fark etmenin günü.
Bir kere daha kendimizi gözden geçirip, verdiğimiz emeği düşünmenin günü olma kadrinde 1 Mayıs. 1 Mayıs denilince emek; emek denilince de bir kadın olarak ÖNDERLİK gelir aklıma. Bir Kürt kadının aklına emek deyince, özgürlük değerleri için, direnişin en onurlusunu yaşayan bu Emek Bilgesi gelir. O’nun verdiği...
|
|
|
|
|
|
|
|