|
Tarihi görev ve sorumluluklarla yüklü hassas bir süreçten
geçiyoruz. Türk devleti faşist, şoven ve inkara dayalı yüzünü
bir kez daha AKP hükümeti şahsında göstererek, halkımıza,
Önderliğimize ve hareketimize çok pervasızca saldırmaktadır. Bu
saldırılarla güya halkımızı ve hareketimizi sindireceklerini ve
teslim alacaklarını sanmaktadırlar. Direniş ve özgürlük
mücadelesi yürüttüğümüz böylesi bir süreçte AKP hükümetinin
halkımıza ve hareketimize dayattığı inkar ve imha planlarının,
konseptlerinin sonuç vermeyeceğini bilmeleri gerekir. Bu
planlarının sonuçsuz kalması ve Kürt halkının özgür geleceğinin
sağlanabilmesi için her zaman yapılması gereken neyse onu
yapmaya hazır olduk. İçinde bulunduğumuz süreç açısından da aynı
durum söz konusudur. Önderliğimizin varlığına, güvenliğine ve
sağlığına yönelik gelişen her türlü saldırı ve yönelim
karşısında Bingöl’de bedenine bombaları sararak fedai eylem
gerçekleştiren Ronahi yoldaşımızın mücadelesinin takipçisi
olacağız. Önderliğimizin halkımızın özgür geleceği açısından
nasıl bir rol ve misyon üstlendiği ve oynadığı bilinmektedir. Bu
yönlü barış çabalarını da görmek gerekir. İmralı işkence
sisteminin yaratmış olduğu koşullarda, bir insanın değil
yıllarca birkaç gün bile dayanamayacağı koşullarda büyük bir
direniş göstererek Kürt sorununun demokratik ve barışçıl
yollarla çözülebilmesinin çabasına karşılık Türk devleti 5 ayı
aşan bir zamandır Önderliğimizi ailesi ve avukatlarıyla
görüştürmüyor. Türk devleti ve AKP hükümeti Önderliğimiz
konusunda ne kadar hassas olduğumuzu bildiği halde bu yönlü
sabrımızı sınamak istemektedir.
Önderliğimize yönelik olarak gelişen bu saldırılar Kürt halkına
ve Kürt kadınlarının tümüne yöneltilmektedir. Önderliğimize ve
hareketimize yönelik başlatılan bu süreç, uluslar arası güçlerin
(AB ve ABD) desteğiyle başlatılmış ve devam etmektedir. Bu kadar
gücün bir araya gelerek Kürt halkını ve Önderliğini
hedeflemeleri, elbette Önderliğimizin özgür yaşam felsefesinden
duydukları korku ve kapitalist modernite gerçekliği karşısında
demokratik modernite sisteminin alternatif bir sistem olarak
oturtulmaya çalışılmasından kaynaklıdır. Bu saldırıların amaç ve
hedefleri bizler açısından bilince çıkarılmıştır. Bu anlamda bu
saldırıları boşa çıkarmak ve etkisiz kılmak için her dönemden
daha kararlı ve iddialı olduğumuzun bilinmesi gerekmektedir.
Önderliğimizi ve hareketimizi kendi projelerini Ortadoğu’da
yaşamsallaştırabilmenin önündeki en temel engel olarak
görmektedirler. Fakat bizler Önder Apo’nun özgürlük felsefesiyle
kendisini eğiten ve örgütleyen bir militan yapısı olarak nefes
alıp verdiğimiz sürece ne Ortadoğu’nun kültürel ve tarihi
değerlerinin, ne de Kürt halkının daha fazla sömürülmesine, yok
sayılmasına izin vereceğiz. Yıl boyunca Tamil ve Srilanka
gerillaları gibi PKK hareketini, HPG gerillalarını imha edip
edemeyeceklerinin hesabını yaptılar. Fakat PKK gerçekliğiyle
yıllardır mücadele eden bir devletin ve ordunun baştan böylesi
hesapların içerisine girmesi bir yanlışlıktır. Çünkü Kürt
gerillası ve Kürdistan’da gerillacılık yapmak hiçbir yerin
gerillacılığına benzemiyor.
Önderliğimizle görüşmeleri engelleyerek, Önderliğimizle
hareketimiz, halkımız arasındaki ilişkiyi kesebileceklerini
sanıyorlar. Oysa Önderliğimiz yıllardır Kürt halkına ve
hareketine nasıl hareket etmesi gerektiğini, özgürlük ilke ve
ölçülerini nasıl koruması gerektiği, nasıl mücadele etmesi
gerektiği yönünde perspektifler sunmaktadır. Önderliğimizi Türk
devleti dört duvar arasına koymuş olabilir, ama biz onu hiçbir
zaman o tutsaklık koşulları içerisinde düşünmedik, onun
düşünceleri daima bizimleydi ve bize öncülük ediyordu, yolumuzu
aydınlatıyordu. Şimdi de öyledir. Fakat biz artık Önderliğimizin
tutsaklık koşullarına tahammül edemiyoruz, Önderliğimizi
halkımızın arasında özgür bir biçimde görmek istiyoruz. Bunun
mücadelesini veriyoruz. Tek amacımız ve hedefimiz de
Önderliğimizin özgürlüğünü sağlamaktır. Bu anlamda kadın
hareketinin başlatmış olduğu kampanyaya, YJA Star militan yapısı
olarak biz de gerekli katılımı sağlayacağız. Bir militandan
beklenen duruş neyse o duruşu sergileyeceğiz. Bundan hiç kimse
kuşku duymasın. Ronahi, Zilan, Viyan ve Beritanların mücadele
kararlılığına ve mirasına sahip çıkacağız. Bundan sonraki nefes
alış verişlerimizin özgürlüksüz olmaması için daha büyük
direneceğiz ve mücadele edeceğiz. Bu denli bir kararlılığa ve
örgütlülüğe sahip olmamız da bilinmelidir. Hiçbir güçten medet
ummuyoruz. Bu bir savaşsa ve bunun sonunda özgürlük talep
edenler kazanacaksa bu mücadeleyi dişimizle, tırnağımızla da
olsa başarıya ulaştıracağız. Bundan hiç kimse herhangi bir kaygı
duymasın. Önder Apo’nun ve Kürt halkının özgürlüğü için
canımızdan öte feda edebileceğimiz başka bir şey varsa, o bedeli
de vermeye hazırız. Bu temelde kampanyayı selamlıyorum.
Kampanyanın başarısı için tüm kadınları mücadele alanlarına
davet ediyorum.
|